6

Ellerim böyle boş mu boş mu kalacaktı gözünde hep yaş mı yaş mı kalacaktı” önümde oturan kızın kulaklığından geliyor bu sözler bu kadar yüksek sesli müzik dinlemek sağır etmez ama böyle sözler sağır kör dilsiz en sonunda kalpsiz eder insanı.

Bu da otobüsün en bilindik ikinci tipidir alayına isyan alayına dehşet.Son ses yaşar acısını,bir haftalık manitasından ayrıldı diye zindan eder dünyamızı namuzsuz. “Beni böyle bırak git git gidebilirsen” namuzsuz dedim ama pişman oldum şimdi severim muazzez abacıyı sıradaki şarkının bu olduğunu bilseydim sövmezdim hani.

Bu şarkıyı dinlerken  gözünden iki damla yaş süzülmeyenin kalbinden şüphe ederim aslında insanların çoğunun kalbinden şüphe ediyorum.

Zaten dünya dediğin yer bu kalpsizlik karşısında kalbini koruyabilme savaşının meydanı değil mi? 

Ah muazzez abla yine yaptın yapacağını bu sefer de benim için tüm gidenlere gelsin “beni böyle bırak git git gidebilirsen”

5

Otobüs ve yaşlılardan bahsetmişken ulusu anlatmadan geçemeyeceğim.Ulus! Kötülerin düşmanı iyi kalpli pamuk yaşlıların gerçek barınağı geceleri it kopuk kontenjanini fazlasıyla dolduran  gündüzleri heykel önünde kuslara yem atan,Hacı Bayrama gidip ibadetten ibadete koşan ak sakallı ihtiyarlarla dolan Ulus..Bu dalgaya meze bir konu olduğu kadar hüzün dolu bir serzeniş bir yaşlı çığlığı besle kargayı oysun gözünü sözünün gözü oyulan besliyicileri..

Yememiş içmemiş çocukları için cabalamis sinir bozucu olduğu kadar tontik ihtiyarların efkar dagitma merkezi.Evlatlari tarafından aranıp sorulmayan iki kelama hasret kalmışlarin dolum noktasi.Evlatlarim tarafından aranilmayacak yasa kadar yaşamak istemiyorum.Halim ve halleri Nuri Bilge Ceylana ilham kaynağı.Hayatım bir film olsa ne olurdu sorusuna Ulusta ihtiyar çetesiyle gecen 3 saat süren hic bir sey anlamadığınız karanlık ve iç daraltıcı bir sanat filmi derdim.

3

Her sinirlendiğim yada nefret dolduğum anda yazsam kaç sayfa yazardım diye düşünürken yeryüzünde o kadar mürekkep olmayacağına karar verdim.Götü boklu dünya sadece saçlarımı değil iç organlarımı da beyazlatıyor.Ruhumu emip bitirdiği gibi kilolarımı eritmiyor beni dobisko hale getiriyor.Aşırı güzel kızın otobüste ‘fazla kartı olan var mı?’sorusuna en havalı haliyle buyrun bayan deyip kartı boş çıkan ergen şansızlığı taşıyorum.Havalı ama boş bir şanssızlık. 

Ortalama bir hayatı mutluluk sanan insanlara öfkem asla dinmeyecek.

Şu otobüs meleti hayatı sorgulatıyor insana. 70 yaşına gelip ekmek parası peşinde koşmak zorunda olan amcaların garibanlığı yüzünüze sıkı bir tokat olup çarpıyor. Ben gençlerin bana sevap gözüyle bakıp yer verme yarışına gireceği yaşa kadar yaşlanmak istemiyorum.Kim o yaşa kadar yaşamak ister zaten anlayamıyorum.Haberlerde ayda bir çıkan uzun yaşamanın sırrı haberlerine de uyuz oluyorum,sanki görünmezlik iksirini buldu pezevenk.Bu yaşadıklarımız yetmez gibi bir de daha fazlasını isteyeceğiz sanıyorlar, yanılmıyorlar.Annesinden dayak yiyen çocuğun yine anne diye ağlaması gibi bizimki,hayat denen zirzoptan yediğimiz dayaklar bini de bulsa biz yine onun peşinden koşuyoruz.Uzun mesafeli kaybedeni belli bir moraton koşusu bu. Kaybetmek için koşuyoruz.

Bir delinin keder defteri 

Adi otobüs şoförünün beni peşinden koşturup kapıyı açmadan basıp gitmesiyle yazmaya karar verdim dünyanın bütün namuzsuzlarına  yazıyorum.

Bu fikri bana kankilerim verdi geceleri gündüzleri sokakta yatakta tuvalette adım attığım her yerde kendi kendimle konuşmalarıma çözüm kendi kendine yazma fikri!

Onları dinlemeye karar verdim güzel bi uyku istiyorum çünkü.Geceleri her insan kendi kendine konuşur her şeyi abartan bir delisin diye düşünenler bokumu yesin benim konuşmalarım boyut atladı kendi içimde çığır açtım evet her insan kendi kendine konuşur ama kendi kendinize münazara yapıp dakikayı geçen diğer konuşmayınca kızıyorsaniz deliliğe kocaman bir kucak açmışsınız demektir.

Küfürden ve argodan asla hoşlanmam beni bu aq şoförü dellendirdi babasının malı sanki pezevenk neyseki aradan 10 dakika geçmesi ile yeni otobüs ufukta göründü bir fakirlik belirtisi olarak boş  gelen otobüse delicesine sevinmek.